Byzantium’s Other Empire: TrebizondBizans'ın Öteki İmparatorluğu: Trabzon

24 June - 18 September 201624 Haziran - 18 Eylül 2016

Curator: Prof. Antony Eastmond

Byzantium's Other Empire: Trebizond introduces the extraordinary monuments of the now largely forgotten empire of Trebizond, whose capital was in the city of Trabzon on the Black Sea coast. It particularly focuses on the 13th century church of Hagia Sophia in Trabzon, Turkey, the best preserved monument in the city, famed for its unusual architecture, unique sculptural decoration and extraordinary Byzantine wall paintings.

The exhibition draws extensively on the photography and drawing archives of David and June Winfield, held in the Conway Library at the Courtauld Institute of Art in London. The Winfields restored the church from 1959-63 in a project masterminded by David Talbot Rice, and the exhibition also includes Talbot Rice's photographs from 1929, as well as those of other early scholars who visited Trabzon, notably the French scholar Gabriel Millet in 1893 and the Russian Fyodor Uspenskii in 1917. Between them, these scholars recorded the city, its palaces, churches and monasteries. Their archives provide glimpses of a lost empire and of the city of Trabzon which has been transformed in the decades since their visits. The exhibition is curated by Prof. Dr. Antony Eastmond, dean of the Courtauld Institute, University of London. 

The Courtauld Institute and the Research Center for Anatolian Civilizations (ANAMED) are proud to join together to display these remarkable records collected over the last 115 years that bring this lost empire back to life. As cities change ever more rapidly the information contained in photograph archives becomes crucial as a way to preserve the history and memories that make up a city's character and life. Both institutions are committed to opening these archives to as wide a public as possible.

The exhibition also includes a 3D model of Hagia Sophia in 1/72 scale. Further, the first book ever published on Trabzon, Byzantian Painting in Trabzon and two rare books from Ömer M. Koç Collection are on display. Hagia Sophia in Trabzon is considered to be the greatest surviving imperial Byzantine monument of the 13th century in Turkey. It offers a glimpse into both the later stages of the Empire and a unique artistic style which combined elements from Byzantium with the Turkish and Caucasian societies present elsewhere in Anatolia at the time. The exhibition is accompanied by a scholarly book entitled Byzantium's Other Empire: Trebizond and will be open until 18 September 2016. 

Küratör: Prof. Antony Eastmond

Bizans’ın Öteki İmparatorluğu: Trabzon, Bizans İmparatorluğu’nun gücünün azaldığı dönemde, başkent İstanbul ile siyaset, ticaret ve sanat alanlarında rekabet eden Trabzon’u ve döneminin en önemli yapılarından biri olan Trabzon Ayasofyası’nı ele alıyor. Uluslararası arşivlerden derlenen fotoğraf, çizim ve nadir eserlerin pek çoğunun ilk kez gün ışığına çıkarıldığı sergide, sanat tarihi açısından Trabzon ve yapılarının kendine özgü zenginliklerine vurgu yapılıyor. Sergi, 18 Eylül 2016'ya kadar ziyaret edilebilir. 

Bizans’ın Öteki İmparatorluğu: Trabzon, sıra dışı mimarisi, eşsiz cephe kabartmaları ve olağanüstü̈ duvar resimleriyle Trabzon Ayasofyası’na odaklanarak, şehrin tezatlarının kamusal alana hangi şekillerde yansıdığını imparatorluk anıtları üzerinden gözler önüne seriyor. Bizans araştırmaları için büyük önem taşıyan arşivlerdeki bilgilerin kaynak oluşturduğu serginin küratörlüğünü, Londra Üniversitesi, Courtauld Enstitüsü Dekanı Prof. Antony Eastmond üstlendi. Trabzon Rum İmparatorluğu’nun günümüze ulaşan en iyi korunmuş anıtı, Trabzon Ayasofyası’nın, kuruluş dönemi olan 13. yüzyıldan bugüne kadarki yolculuğunu tarih severlerle buluşturan sergide, şehrin Bizans dönemindeki önemi ve coğrafi sebeplerden dolayı İstanbul’dan ayrılan yönleri inceleniyor.

Londra Üniversitesi Courtauld Enstitüsü ile işbirliği içinde gerçekleştirilen sergideki fotoğraf ve çizimler Fransa’dan Gabriel Millet ve BnF, İngiltere’den David Talbot Rice ve David-June Winfield arşivleri ile İskoçya’dan St. Andrews Üniversitesi Russell Trust ve Sankt Petersburg’da bulunan Rus Bilimler Akademisi arşivlerinden derlendi. 1893-1963 arasında farklı yıllarda yapılan araştırmalara ait fotoğraf ve belgeler, restorasyon çalışmalarına ve şehrin yaşadığı değişimlere dikkat çekiyor. Sergide ayrıca, Tayfun Öner tarafından yapılan ve Trabzon Ayasofyası’nın ihtişamını ortaya koyan üç boyutlu maket ve Trabzon Ayasofyası’nı içeren nadir kitaplar ziyaretçilerle buluşuyor.

Ayrıca, Trabzon İmparatorluğu’nun tarihi, Ayasofya’nın mimari, sanat tarihi bakımından özellikleri ve konservasyon çalışmalarının, Bizantologlar tarafından detaylı incelendiği bilimsel kitap sergiyle eşzamanlı olarak yayımlandı.

Ayrıntılar: Details:
https://anamed.ku.edu.tr/tr/bizansin-oteki-imparatorlugu-trabzon-0 https://anamed.ku.edu.tr/en/byzantiums-other-empire-trebizond-0

Stories from The Hidden Harbor: Shipwrecks of YenikapıSaklı Limandan Hikayeler: Yenikapı'nın Batıkları

25 June - 25 December 201325 Haziran - 25 Aralık 2013

Istanbul Archaeological Museums

One of the world's most remarkable excavations is conducted at Yenikapı, at the harbor built by Emperor Theodosius. With the shipwreck found in May 2013, the number of shipwrecks in the collection has reached 37. These shipwrecks gave access to information that sheds light on trade functions of the Byzantine capital Constantinople as a harbor city, on vessels of the period used for sea transportation and their construction techniques, and on everyday life at the harbor. “Stories from The Hidden Harbor: Shipwrecks of Yenikapı” is an exhibition of finds from the Ottoman and Byzantine periods identified at Yenikapı and finds from beneath the Harbor floor from the Neolithic period.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Dünyanın en çarpıcı kazılarından biri, İstanbul’da Yenikapı’da, İmparator I. Theodosius tarafından yaptırılan limanda gerçekleştiriliyor. 2013 yılı Mayıs ayında bulunan gemi batığıyla, ortaya çıkarılan batık koleksiyonunun sayısı 37’ye ulaştı. Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis’in bir liman kenti olarak ticari işlevine, bu dönemde kullanılan deniz ulaşım araçları olan tekneler ile bunların yapım tekniklerine, limanın günlük yaşamına ışık tutacak bilgiler bu batıklar sayesinde edinildi. Tüm bu bilgiler ışığında hazırlanan “Saklı Limandan Hikayeler: Yenikapı’nın Batıkları” sergisi, Yenikapı’da tespit edilen Osmanlı ve Bizans dönemlerine ait eserlerle Liman tabanı altında açığa çıkarılan Neolitik döneme ait buluntulardan oluşuyor.

Ayrıntılar: Details:
https://anamed.ku.edu.tr/tr/sakli-limandan-hikayeler-yenikapinin-batiklari https://anamed.ku.edu.tr/en/stories-hidden-harbor-shipwrecks-yenikapi

Artamonoff: Picturing Byzantine Istanbul, 1930-1947Artamonoff: Bizans İstanbul'u İmgeleri, 1930-1947

26 June - 6 October 201326 Haziran - 6 Ekim 2013

Koç University Research Center for Anatolian Civilizations

Curated by Günder Varinlioğlu

The exhibition “Artamonoff: Picturing Byzantine Istanbul, 1930–1947” is realized through a collaboration between Koç University’s Research Center for Anatolian Civilizations (RCAC), Dumbarton Oaks, the Freer|Sackler, and Robert College (RC). The exhibition focuses on the Byzantine architectural heritage of Istanbul in 1935-1945 through the lens of Nicholas V. Artamonoff, an amateur photographer of Russian origin, who lived in Istanbul between 1922-1947. A small selection of his photographs of human and urban landscapes, contextualize the Byzantine architectural remains in the modern living city of Istanbul.

Artamonoff’s photographs display Byzantine remains not only as architectural landmarks of residential and commercial neighborhoods, but also as integral elements in the daily life of the city’s residents. Thus, the use and reuse of historic buildings and remains and the transformation of the urban fabric appear as recurrent themes in his photography. This exhibition highlights the reception of the Byzantine heritage of Istanbul from the perspective of this learned man who had a deep interest in the history of the city.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi 

Küratör Günder Varinlioğlu

“Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947” sergisi, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), Dumbarton Oaks, Freer|Sackler ve Robert Kolej arasındaki işbirliğinde hazırlandı. Sergide, Rus asıllı amatör bir fotoğrafçı olan ve 1922-1947 yılları arasında İstanbul’da yaşayan Nicholas V. Artamonoff’un 1935-1946 yılları arasında İstanbul’daki Bizans mimarlığı mirasını görüntülediği fotoğrafları sunuluyor. Sergi, 1930’lu yıllarda İstanbul’da farklı milletlerden arkeoloji çevrelerinin içinde bulunduğu kültür ortamına ve İstanbul gibi hızla değişen bir metropolde kentsel dokunun dönüşümüne dikkat çekiyor.

Artamonoff’un fotoğraflarında Bizans kalıntıları sadece kentin konut ve ticaret bölgelerinin önemli mimarlık yapıtları olarak değil, aynı zamanda kent sakinlerinin gündelik hayatlarının ayrılmaz parçaları olarak da işlenir. Bu nedenle, tarihi binaların ve kalıntıların nasıl kullanıldığı ve yeniden kullanıldığı, binaların geçirdiği dönüşüm ve kentsel doku, Artamonoff fotoğraflarında tekrarlanan temalardır. Bu sergide, kentin tarihiyle yakından ilgilenen bu kültürlü, ama uzmanlık sahibi olmayan adamın perspektifinden İstanbul’daki Bizans mirasının nasıl algılandığı ön plana çıkarılıyor.

Ayrıntılar: Details:
https://anamed.ku.edu.tr/tr/artamonoff-bizans-istanbulu-imgeleri-1930-1947 https://anamed.ku.edu.tr/en/artamonoff-picturing-byzantine-istanbul-1930-1947

Archaeological Impsressions From AnaiaAnaia'dan Arkeolojik İzlenimler

26 June - December 201326 Haziran - Aralık 2013

The diocese and medieval production and trade centre in the light of Kadıkalesi excavations

Koç University Research Center for Anatolian Civilizations

Archaeological excavations in Kadıkalesi, on south coast of Kuşadası, since 2001, unearth a glorious church in the castle, as well as an adjacent commercial life. The exhibition comprises archaeological finds on architectural data of Anaia episcopate, as well as a selection of photographs displaying the rich findings, seemingly the products of medieval trade, including both imported and home production artefacts.

The inaugural photographs in the exhibition manifest a religious centre in the castle; whereas others show Kadıkalesi was a notable medieval production and trade centre. The mentioned commercial production displays extensive data from glassworks to jewellery; nevertheless, archaeological finds hint that Anaia port was a pottery centre. As for bone objects manufactured in Kadıkalesi, photograph of one of more than ten pocket balances reveals the remnants of Anaian merchants and commercial production.

Beyond all, the present exhibition is important and genuine for it displays excavated Byzantine ceramics manufactured under Islamic influence or pursuant to Byzantine and Latin taste, including both local and imported vessels.

Kadıkalesi kazıları ışığında bir piskoposluk ikametgâhı ile üretim ve ortaçağ ticaret merkezi

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi

Kuşadası'nın güney sahilindeki Kadıkalesi'nde 2001 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılar, kale içindeki görkemli bir kiliseyi ve onunla iç içe var olmuş ticarete ilişkin bir yaşamı gün yüzüne çıkardı. Sergide Anaia piskoposluğunun mimari verilerine ilişkin arkeolojik bulgularla Orta Çağ ticaretinin bir yansıması gibi görünen, ithalden yerli üretime değin zengin kazı buluntularından bir fotoğraf seçkisine yer veriliyor.

Sergideki ilk fotoğraflar kaledeki dini merkezi ortaya koyarken, diğerleri Kadıkalesi'nin Orta Çağ'ın önemli bir üretim ve ticaret merkezi olduğunu gösteriyor. Söz konusu ticari üretimde camcılıktan kuyumculuğa kadar geniş veriler bulunsa da arkeolojik buluntular, Anaia Liman kentinin bir çömlekçilik merkezi olduğunu söylüyor. Kadıkalesi'ndeki kemik obje üreticiliğinin bir ayrıntısı olarak da, sayıları onu aşan kemik cep terazisi buluntusundan birinin fotoğrafı Anaia'daki tüccarlardan ve ticari üretimlerden arta kalanlardır.

Tüm bunlardan öte sergi, İslam özenli Bizans veya Latin beğenisiyle imal edilmiş, yerli ya da ithal kaplardan oluşan kazı buluntusu Bizans seramiklerini teşhir etmesi açısından oldukça önemli ve özgündür.