BEŞİNCİ ULUSLARARASI SEVGİ GÖNÜL BİZANS ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMUFIFTH INTERNATIONAL SEVGİ GÖNÜL BYZANTINE STUDIES SYMPOSIUM

24-26 Haziran 2019

Bizans Anadolu’su: Mekân ve Topluluklar


Anadolu neredeyse bin yıl süreyle Bizans İmparatorluğu’nun merkezi olmuştur. Yüzyıllar süren ihtilaflar boyunca, imparatorluk ve varisi devletler yayılmacı komşu güçlere ve iç rakiplere karşı Anadolu’nun merkezinin hâkimiyeti için mücadele etmiştir. Anadolu yoğun entrika, çatışma ve siyasete sahne olmasına rağmen çevresel, sosyal ve ekonomik şartlarla değişen, zengin ve karmaşık bölgesel bir yerleşme ağı olmuştur; bölgenin karakteri de etkin olan toplulukların sanat, kültür ve politikalarında ifade bulmuştur. Ancak, sıklıkla Geç Antik Çağ ve Bizans araştırmalarında vilayet ve birçok bölgesi; şehir merkezleri, özellikle de Konstantinopolis lehine göz ardı edilmiştir.

Beşinci Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu bu dengesizliği Anadolu’daki yerleşmelere ve topluluklara odaklanarak telafi edecektir. Sempozyum; fikirlerini paylaşmak, yerleşmiş fikirlere meydan okumak, yeni saha çalışmaları, tarih ve sanat tarihi araştırmalarıyla gelişen materyal zenginliğini sunmak üzere çeşitli disiplinlerden gelen yeni seslere yer verecektir. Bizans Anadolu'su konusuyla aktif olarak ilgilenen yerli ve yabancı bilim insanlarının katkıları bir araya getirilerek gelecek araştırmalar için yeni bir referans yaratılacaktır.

Sempozyum üç ana temaya odaklanacaktır:

  • Yerleşme ve Çevre

Bu temadaki makalelerin; mütekabiliyet ve birbirine bağımlılık konularına, toplumsal kimliklerin Anadolu’nun kentsel ve kırsal peyzajına yansıtılma biçimlerine odaklanması bekleniyor. Bu tema, toplulukların çevreleri üzerindeki -ve çevrenin topluluklar üzerindeki- etkilerini maddi kanıtların, mimari kalıntıların, teknolojik analizlerin, peyzaj, su ve toprak yönetimi araştırmalarının ışığında inceleyecektir.

  • Mekân Kavramları

Bizans düşünce yapısında mekân ve doğa algısı, diğer bir deyişle Bizanslıların Anadolu’yu nasıl algıladığı; kırsal ve kentsel peyzajın, yapıların görsel sanatlar ile edebiyattaki tarifleri ve betimleri üzerinden takip edilebilir. Bu tema sanatsal pratiklerde ve bu pratiklerin kutsal olanla ilişkisinde karşımıza çıkan kültürel alan tanım ve yorumlarına yoğunlaşacaktır.

  • Etkileşim, Ağlar ve Hareketlilik

Bu temadaki makalelerle Anadolu’daki toplulukların birbirleriyle ilişkilerinin yanı sıra bunların, yerinden edilmeler ve mevsimsel göçler de dahil olmak üzere hareketleri keşfedilecektir. Genellikle disiplinlerarası projelerin sonucunda; tüccarlar, hacılar, ordular, mülteciler, zanaat atölyelerinin çalışanları gibi insan gruplarının hareketliliğine ait kanıtlar ancak geniş çeşitlilikteki metodolojik yaklaşımlarla bulunabilmektedir.

Sempozyum katılıma açık ve ücretsizdir.

24-26 June 2019

Byzantine Anatolia: Space and Communities


For almost a thousand years Anatolia was the center of the Byzantine Empire. Through centuries of strife, the Empire and its successor states struggled for dominance of the Anatolian heartland against encroaching neighboring powers and internal rivals. Yet behind the high drama of politics, intrigue and conflict, Anatolia was also a rich and complex network of regional settlements which would shift and change with environmental, social and economic conditions, and whose character was expressed in the art, culture and politics of actively involved populations. Too often, however, in Late Antique and Byzantine Studies the province and its many regions have been overlooked in favor of the major urban centers – in particular, Constantinople.

The Fifth International Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium will redress this balance by focusing on the settlements and communities of Anatolia. The symposium will present new voices from diverse disciplines to share ideas, challenge established views and showcase a wealth of new material emerging from field studies and research in history and art history. Contributions from international and domestic scholars actively involved in the study of Byzantine Anatolia will be brought together to create a new reference for future research.



The symposium will focus on three main topics:

  • Settlement and Environment 
In this stream we will focus on issues of reciprocity, interdependence and the ways in which communal identities were reflected on Anatolia’s civic and rural landscape. We will study how communities affected their environment (and vice versa) drawing on material evidence, architectural remains, technological analysis, landscape, water and earth management studies.

  • Notions of Space
Perceptions of space and nature in Byzantine mentality (in other words, how Byzantine people perceived Anatolia) can be traced from descriptions and depictions of landscapes, cityscapes and buildings in visual arts and literature. In this stream we will also study the definitions and interpretations of cultural space found in artistic practices and their relation to the sacred.

  • Interactions, Networks and Mobility

In this stream we will explore relations and movement among communities in Anatolia, including seasonal migrations and the forced displacement of people. Often the result of interdisciplinary projects, evidence for the mobility of human groups such as merchants, pilgrims, armies, refugees and artistic workshops can be found with a diverse range of methodological approaches.

Symposium is open for participation and free of charge.

DUYURULARANNOUNCEMENTS



SEVGİ GÖNÜLSEVGİ GÖNÜL


(1938-2003)


Sevgi Gönül (Koç), 1938 yılında, Türkiye'nin saygın işadamlarından Vehbi Koç'un ortanca kızı olarak Ankara'da dünyaya gelmiştir. İstanbul Amerikan Kız Koleji'nden mezuniyetinin ardından iş hayatına atılmış ve 2003 yılındaki vefatına kadar, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği, Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi İcra Komitesi Başkanlığı, Türk Nümizmatik Derneği ve Geyre Vakfı başkanlıkları ile Beşiktaş Belediyesi Encümeni Üyeliği görevlerini sürdürmüştür.

Tarihe ve eski eserlere olan merak ve sevgisini, hiç şüphesiz, en büyük arzusu hayatı boyunca topladığı kültür mirasımıza ait nice eseri bir müze kurarak korumak ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak olan annesi Sadberk Koç'tan almıştır. Sadberk Koç'un hayali, vefatından yedi yıl sonra, 14 Ekim 1980'de, tarihi Azaryan Yalısı'nda açılan ve Türkiye'nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi ile gerçekleşmiştir.

Sevgi Gönül, İcra Komitesi Başkanlığı'nı sürdürdüğü dönemde Sadberk Hanım Müzesi'nin uluslararası üne kavuşan bir kültür kurumu haline gelmesinde en büyük rolü oynamıştır. Sadberk Koç'un oluşturduğu koleksiyon zaman içinde Sevgi Gönül tarafından zenginleştirilmiş, eserlerin çağdaş bir müzecilik anlayışı ile sergilenmesi müzeye Europa Nostra ödülünü kazandırmıştır.

Türkiye'de Bizans dönemine yönelik araştırmaların yaygınlaşması ve toplumun ülke tarihinin bu kısmına da sahip çıkması için çaba sarf eden Sevgi Gönül, bu alana yönelik yerel akademik etkinliklerin düzenlenmesi için girişimlerde bulunmuştur. Ancak koşullar uluslararası çapta ve belirli aralıklarla bir Bizans araştırmaları sempozyumu yapılması için uygun olmamıştır. Bu alanda önde gelen bilimsel toplantılardan biri olan Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu, günümüzde Sevgi Gönül’ün mirası haline gelmiş bir geleneği tesis etmiştir.



(1938-2003)


Sevgi Gönül (Koç) was born to the family of the esteemed Turkish businessman Vehbi Koç in Ankara in 1938. After graduating from the American School for Girls at Istanbul, she went into business. She was a Board Member of Koç Holding and Vehbi Koç Foundation as well as the Chairperson of the Executive Committee of Sadberk Hanım Museum of Vehbi Koç Foundation, the President of the Turkish Numismatic Society and Geyre Foundation besides a Council Member of Beşiktaş Municipality until she passed away in 2003.

No doubt she inherited her interest and love for history and antiquities from her mother Sadberk Koç, whose greatest desire was to found a museum to display her collection of numerous items of our cultural heritage in order to pass it to the future generations. The dream of Sadberk Koç came true seven years after she had passed away, on October 14th, 1980 when the Sadberk Hanım Museum, the first private museum of Turkey, was inaugurated at the historical Azaryan Mansion. 

Sevgi Gönül, as the Chairperson of the Executive Committee, had the greatest role in transforming the Sadberk Hanım Museum to a world renowned cultural institution. Sadberk Koç's collection was enriched in time by Sevgi Gönül and the Museum earned the "Europa Nostra" Award with its modern displays.

Despite her efforts to facilitate the research into Byzantine period in Turkey and to encourage public opinion to own this part of the country's history, her attempts to organize local academic activities in this field failed as the circumstances were not favourable for organizing regular international Symposia for Byzantine Studies. Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium which is one of the prominent academic meetings in this field established a tradition that became the heritage of Sevgi Gönül.